Yedi milyar insana ev sahipliği yapan dünyamız, güneş sistemimizdeki küçük gezegenlerden biridir (çevresi yaklaşık 40.000 kilometredir) ve tahmini yaşı 4,5 milyar yıldır. Yeryüzündeki canlı türlerinin sayısı, hayret uyandırıcı bir seviyededir. Bilim insanları, 2 milyon tür tespit etmelerine rağmen, Araştırma, Teknoloji ve Gelişme Vakfı’nın uzmanları, gerçek sayının 5 milyon ila 100 milyon arasında olduğunu tahmin etmektedir. Bazı entomologlar, hayvan türlerinin keşfi konusunda, henüz işin başında olduğumuzu söylüyorlar! Bütün bu canlılar, hayatta kalmak için enerjiye ihtiyaç duyar ve bu enerjinin çoğu, bitkilere bahşedilen fotosentez mekanizmasıyla başlayan, dairevîbir enerji tedarik sürecine bağlıdır.

Fosil yakıtlar, Sanayi İnkılabından bu yana insanlar tarafından kullanılmaktadır. Ne yazık ki fosil yakıtların kullanımı, iklim değişikliklerine sebep olmakta ve bu durum, yeryüzündeki hayatı tehdit etmektedir. İklim değişikliğinin; buzulların erimesi, okyanus sıcaklıklarında artış, kuraklık, kıtlık ve daha sık görülen aşırı hava olayları gibi bir dizi etkisi vardır.

Macquarie Adası

Pasifik Okyanusu’nun güneybatısındaki Macquarie Adası, bu etkilere bir misaldir. 1810 yılında Macquarie Adası’nın keşfinden sonra denizciler, tahıl depolarını tehdit eden fareleri yemeleri için kedileri adaya getirdiler. 1878’de, denizcilere yiyecek sağlamak maksadıyla tavşanlar da adaya taşındı. Ancak tavşanlar, adadaki kediler için kolay birer av oldu ve kedi nüfusunun büyümesine yol açtı. Tavşanlar ise adanın bitki örtüsüne zarar verdi. Adada yaşayan insanlar, tavşanlara bir hastalık bulaştırarak sayılarını 130.000’den 20.000’e düşürdü. Tavşanların sayısının azalmasıyla bitki örtüsü iyileşti. Ancak yeteri kadar tavşan bulamayan kediler adanın kuşlarını avlamaya başladı. İnsanlar kedileri yok etmeye karar verdi, fakat bu kez de tavşan nüfusu dramatik bir şekilde arttı ve yerli bitki örtüsü ciddi zarar gördü. Macquarie Adası’ndaki ekolojik dengeye insanların müdahalesi, 16 milyon dolara mal oldu.

Fosil yakıt rezervlerinin tükenmesiyle hükümetler ve şirketler, alternatif enerji kaynaklarına odaklandılar. Ülkelerin fosil yakıtlardan bağımsız kalmasını sağladığı ve iklim değişikliğinin etkisini azalttığı için yenilenebilir enerji kaynaklarına ilgi artmıştır. Güneşten, rüzgârdan, sudan ve bitkilerden gelen bol miktarda enerji, ihtiyacımızın bir kısmını veya tümünü sağlarken, çevre de korunmuş olmaktadır.

Elektrik Enerjisi

Yenilenebilir enerji, artık çok acil bir ihtiyaçtır. Dünya nüfusu artmaya devam ediyor. Gelişmekte olan birçok ülke elektrik şebekelerini yeniliyor. Elektrik enerjisine olan ihtiyaç da giderek artıyor. 2004 yılında, bu talep 17.450 TWh idi, ancak 2030 yılında bu sayının 31.657 TWh olacağı tahmin ediliyor. Bugüne kadar elektriğin çoğu fosil yakıtlardan elde edildi. Bu krizin üstesinden gelebilmek için güneş, rüzgâr ve sudan elde edilen yenilenebilir enerjiler gerekli olacak.

Rüzgâr türbinlerinden üretilen enerjinin yönetimi önemli bir konu haline gelmiştir. Ülkeler şimdiden bu alanda yaptıkları yatırımların faydalarını görüyorlar.

Rüzgâr enerjisi, dünyanın yüzeyini ısıtan güneş ışığından türetildiği için bir bakıma güneş enerjisinin bir türevidir. Toprak, su yüzeyinden daha hızlı ısındığından, sıcak havanın daha az yoğunluğu sebebiyle toprak üzerindeki sıcak hava yükselir. Okyanus yüzeyinden gelen soğuk hava, yükselen sıcak havanın boşluğunu doldurmak için karaya doğru hareket eder. Bu da rüzgârın yaratılmasına vesile olur. Bu yüzden sahilde veya göl kenarında rüzgârı daha çok hissederiz.

Hareketli hava güçlüdür ve jeneratöre bağlı olan rüzgâr türbinlerinin kanatlarını iter, böylelikle elektrik üretilir. Düşük maliyeti sebebiyle rüzgâr enerjisi dünyanın en hızlı büyüyen yenilenebilir enerji kaynağıdır.

Rüzgâr gücü Avrupa’da yıllardır, hatta yüzyıllardır kullanılıyor, ancak artık ABD’de de gündeme geliyor. Mart 2009’da Başkan Yardımcısı Joe Biden, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki enerji verimliliği ve enerji tasarrufu projelerine 3,2 milyar dolar yatırım yapmayı planladıklarını açıkladı. Doğru uygulandığı takdirde bu plan, 20 yıl boyunca 500 milyar dolardan fazla tasarruf sağlayacak ve yıllık 90 milyon aracın sera gazı emisyonu önlenmiş gibi bir fayda elde edilecek.

Rüzgâr enerjisini kullanmak, yeryüzünü temizlemeye başlamak için muazzam bir yol olacaktır. Önümüzdeki yıllardaki nüfus artışı ve enerji talebindeki yükseliş göz önüne alındığında, rüzgâr enerjisinden yararlanmak çok makul bir karardır. ABD, Kanada, Danimarka, Almanya, Türkiye, Avustralya, Çin, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, rüzgâr türbini üreticilerini desteklemekte ve rüzgâr enerjisini teşvik eden enerji politikaları geliştirmektedir. Bu politikalar sayesinde vergi indirimleri veya muafiyetleri sağlanmakta ve araştırmalar desteklenmektedir. Bu yaklaşımlar, rüzgâr enerjisi endüstrisi hakkında bir farkındalık geliştirmeye ve insanlığın muhtemel bir iklim felaketini durdurmasına yardımcı olabilir.

emisyon: Yayma, neşretme.

entomolog: Böcekbilimci.

TWh: Teravat saat. Türkiye’nin 2017 yılındaki elektrik üretimi, yaklaşık 300 teravat saatti.

Kaynak: “Cleaning the Earth with Wind”, Ulan Dakeev, The Fountain, sayı 116 (Mart – Nisan 2017).

Referanslar

Federal Energy Management Program (2003). www.eere.energy.gov.

Graedel, T. & Crutzen, P. (1989). Policy options for stabilizing Global Climate. National Service Center for Environmental Publications. nepis.epa.gov.

Hyslop, B. ve ark. (1997). Effects of colliery waste on littoral communities in north – east England. Environmental Pollution. www.sciencedirect.com.

Jobert, A., Laborgne, P. & Mimler, S, (2007). Local acceptance of wind energy: Factors of success identified in French and German case studies. Journal of Energy Policy, Elsevier. www.elsevier.com/locate/enpol.

Leggett, M. (2006). An indicative costed plan for the mitigation of global risks. Elsevier. www.elsevier.com/locate/futures.

Milici, R. (2000). Depletion of Appalachian coal reserves – how soon? International Journal of Coal Geology. www.elsevier.com.

Stracher, G.& Taylor, T. (2004). Coal fires burning out of control around the world: thermodynamic recipe for environmental catastrophe. International Journal of Coal Geology. www.elsevier.com/locate/ijcoalgeo.