Cânıma cân ol, kalmasın dilimin ucunda,

Dalgalansın aşk şehbâlin hep gönül burcunda;

Derdimin dermânı Senin kutlu avucunda,

Bu bîçâre ruh Sana hep vuslat amacında…

 

Senin sevginle açar şu gönüllerde bahar,

Merhamet buyur, sil yaşlı gözlerimi ey Yâr!

Yaşarsa kapı kulun her an Seninle yaşar,

Kılma beni nurlu kapında tali’siz ağyâr!..

 

Dünya sevdası ağyâr gibi aldattı beni,

Sen gibi bir yâr varken uzağa attı beni,

Sensizliğin hicranlarıyla ağlattı beni,

Ve bir yaşama arzusuna bağlattı beni…

 

Sana ulaşmam önünde aşılmaz dağlar var,

Kahrolası emellerle içim hep kan ağlar;

Layık olmasam da Sen teveccüh buyur ey Yâr!..

Arkanda koşmaktı düşüncem hep diyar diyar…

 

Ayandır Sana, kalmadı direnç gücü bende,

“Sen, Sen!..” deyip inleyip durdum her seferinde;

İnandım bu yaralı gönlün dermanı Sende,

Dudağının şerbetine susamış bu bende…

***