İnsanların toplum içinde, en uygun seviyede, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için bazı haklar kabul edilmiştir. Bunlardan biri de “toplantı ve gösteri yapma hakkıdır.” Bu sayede fertler kendilerini topluca ifade etme ve içinde yaşadıkları toplumun şekillenmesine katkıda bulunma imkânı elde ederler. Bu etkisi ve önemi sebebiyle de temel haklar arasında kabul edilmektedir. BM Medenî ve Siyasî Haklar Sözleşmesinin 21. Maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. Maddesi, toplanma ve barışçıl gösteri yapma hakkına tahsis edilmiştir. Hak ve özgürlüklere önem veren hemen bütün devletlerin anayasalarında da bu hak vardır.

Gücün değil hakkın hâkim olması, ancak hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim sistemiyle mümkündür. Yaşanan ve bilinen tecrübelere göre, bunun en mükemmel formu demokrasi ile gerçekleşebilir. Demokrasi de sürekli yenilenen ve geliştirilen bir organizma gibidir.

Demokratik toplum düzeninde katılımcı olma, çoğulculuk, açık toplum, açık görüşlülük, şeffaflık, herkesi kendi konumuna göre kabul etme ve farklı fikirlere saygıyla yaklaşma gibi anlayışlar çok önemlidir. Çünkü bunlar gelişmenin ve ilerlemenin motor gücü olarak görülür.

İşin diğer cephesinde toplum için karar veren ve icraatta bulunanların, özellikle kamu görevi yapanların da işlerini şeffaflıkla yapmaları, her zaman hesap vermeye hazır bulunmaları, bu sorumluluk duygusuyla gerektiğinde ve istendiğinde basın vasıtasıyla toplumu bilgilendirmeleri ve sürekli güven tazelemeleri, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için olmazsa olmaz esaslardandır.

Bu yönüyle bakılınca aslında “toplantı ve gösteri yapma” haktan öte bir görev ve sorumluluktur. Hem Batı medeniyet ve demokrasi anlayışında hem de İslam medeniyetinde adamsendecilik, “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” gibi zihniyetler reddedilmiş, hatta lanetlenmiştir. Her fert önce kendini faydalı bilgiyle ve güzel ahlakla donatmalı, sonra da bunları başkalarına aktarmanın yollarına bakmalıdır. Bir kötülük, çirkinlik, olumsuzluk, haksızlıkla karşılaştığında ise bilakis karşısında durmalı, evleviyetle onu kanunlar çerçevesinde düzeltmeye çalışmalı; bunu fiilen yapamıyorsa dillendirmeli, etrafına ve yetkili, ilgili kişilere anlatmalı; bunu da yapamıyorsa en azından zihnen ve kalben buğz etmelidir. Görüldüğü gibi bütün bunlar için toplanmak ve gösteri yapmak fevkalade ehemmiyetlidir.