Amerikalı hekim Bennet Omalu[1] otopsi uzmanı ve patologdur. Vefat eden insanların doku ve organlarını inceleyerek ölüm sebeplerini ortaya çıkarır. Bir gün kendisinden, 50 yaşındaki bir erkek cesedi hakkında otopsi raporu hazırlaması istenir. Ceset, profesyonel Amerikan futbolcusu Mike Webster’e[2] aittir. Cesedi detaylı bir şekilde inceleyen doktor, ölüm sebebini “kalp krizi” olarak rapor eder. Otopsi sırasında hastanın beyin dokusunda, daha önce boksörlerin beyninde görülen patolojik bir bulgu ile karşılaşır ve bu sporcunun hayatını araştırmaya karar verir. Mike Webster, 18 yılı profesyonel olmak üzere çocukluktan beri Amerikan futbolu oynamış bir sporcudur. Dr. Omalu, sporcunun oynadığı eski maçları izler. Webster, rakip oyuncularla en fazla çarpışmanın olduğu, en tehlikeli pozisyonda oynamakta ve kafasına çok ciddi darbeler almaktadır. Katıldığı maçların sayısına bakarak kafasına 70 binden fazla darbe aldığını tespit eder. Doktor, Webster’in bazı çarpışmalar sonrası kısa süreli baygınlıklar da geçirdiğini görür ve beyin üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırır.

Dr. Omalu, bu sarsıntıların nörolojik bir tepkimeyi tetiklediğini, bunun da Kronik Travmatik Ensefalopati[3] (CTE) hastalığına sebep olduğunu görür. Amerikan futbolcularının bu hastalığa yakalanma riski altında bulunduğunu ilk ortaya koyan kişi olur.

Amerikan futbolu oynamış başka insanlara da otopsi yapan Dr. Omalu, beyin hasarından kaynaklanan ölümleri tespit eder. Ölümlere, beyin dokularının zarar görmesiyle ortaya çıkan depresyona bağlı intihar, madde bağımlılığı, kalp krizi ve kazalar sebep olmaktadır. Milyar dolarların döndüğü Millî Futbol Ligi (NFL) yöneticilerinin ve bu işten para kazanan insanların engelleme ve tehditlerine rağmen çalışma neşredilir. Bu yayının ardından futbolcuların çarpışmalardan daha az zarar görmeleri için kaskların yenilenmesi ve boyunluk takılması gibi yeni güvenlik tedbirleri alınır.

Kafatası ve Beynimiz

Kafatasımız sağlam kemik yapısı ve yassı kemiklerden meydana gelen ovale benzer şekliyle beynimizi koruyan özel bir kafes şeklinde yaratılmıştır. Amerikan futbolu, güreş, boks ve buz hokeyi gibi sporlarda veya çeşitli kazalardaki sarsıntılarda, belli bir seviyeye kadar problem yaşanmaz. Fakat fıtrata uygun olmayan sporlarda kafaya alınan 60 G’den fazla kuvvetlerdeki darbeler, beyin sarsıntısına, hatta ölüme yol açar. Amerikan futbolunda kafa kafaya çarpışan oyuncular, kask taksalar bile başlarına balyozla vurulmuş gibi 100 G’lik bir beyin sarsıntısına maruz kalırlar.

Kemikten bir zırh gibi olan kafatasımız, beynimizi korur. Kafatasımız; yekpare görünse de beynimizi çevreleyen sekiz, toplamda 22 ayrı kemiğin birleşmesiyle oluşturulmuştur (iç kulaktakiler hariç).[4] Buradaki kemiklerin birleşim yerleri, diğer kemiklerden farklı olarak girintili çıkıntılı bir yapıya sahiptir. Kafatası kemiklerinin birleşim noktaları, birbirine geçecek ve birbirini destekleyecek şekilde var edilmiştir.

Yetişkin insanların kafatası sert ve güçlü bir yapıya sahipken bebeklerinki esnek ve farklı bir yapıdadır. Bebek büyüdükçe kafatası da orantılı bir şekilde büyür. Aksi halde ya beyne baskı yapacak ya da fazla boşluk oluşturarak beynin fazla sarsılmasına, sağa sola çarpmasına sebep olacaktı. Ayrıca bebeklerde beyni saran ana sekiz kemik birbirine tam oturmamıştır. Kemiklerin birleşim noktaları arasında “bıngıldak” adı verilen boşluklar vardır. Bu durum doğum sırasında bebek için hayatî bir özelliktir. Kafatası sert bir yapıda olsaydı ve arada boşluklar olmasaydı, doğum anında bebeğin kafasının ezilme ihtimali yüksek olacaktı. Bu boşluklar kafatasının esneyebilmesi için gerekli olan alanlardır. Bebek büyüdükçe kafatası da büyüyüp sertleşmekte ve bu boşluklar dolmaktadır. Bebeklerin denge mekanizmasında da rol oynayan bıngıldağın sertleşmesi yaklaşık 18 ay sürmektedir.

El-Bâri (her şeyi uyumlu, kusursuz ve ihtiyaca göre yaratan) ve El-Musavvir (mevcudata en uygun suretleri veren) Rabbimiz, bütün canlıları; hayatta kalabilmeleri, rızıklarını elde edebilmeleri ve düşmanlarına karşı koyabilmeleri için farklı hususiyetlerle donatmıştır.

Mesela, çok iyi bir dalgıç olan sümsük kuşları, 30 metre yükseklikten saate yaklaşık 100 km hızla denize dalış yapabilir. Bu kadar yüksek hızla suya dalmalarına rağmen zarar görmezler. Bu kuşlara, yüzleri ve derilerinin altında bulunan ve suya temas ettikleri anda darbenin tesirini emen “hava yastıkları” ihsan edilmiştir.

Avlanmak ya da düşmanlarından korunmak için kafa darbelerini kullanan ağaçkakanlar ile koç ve geyik gibi boynuzlu hayvanların kafatasları, hususî maksatlara uygun yaratılmıştır.

Usta Marangoz

Bütün canlılara farklı ihtiyaçlarını ihsan eden Rabbimiz, ağaçkakanlara da bazı hususî özellikler vermiştir. Ağaçkakanlar keski gibi kullandıkları gagalarıyla usta birer marangoz gibi yuva yapmak veya yiyecek bulmak için ağaçlara oyuklar açar. Bu kuşlar genellikle ağaç kurdu, karınca, termit, tırtıl, böcek ve larvalar ile beslenir.

Bazı ağaçkakan türleri, kışın yiyecek sıkıntısı çekmemek için bu delikleri ambar gibi kullanır ve buralara meşe palamudu gibi bazı yiyecekler saklar. Ağaçkakanlar her ağaca yuva yapmazlar.[5] Ölü ya da çok yaşlı olan ağaçlara sevk edilirler. Çünkü bu ağaçların kalın kabukları vardır. Başta çam ağacı olmak üzere ladin ve bazı meyve ağaçlarını tercih ederler. Bilim insanları bu kuşların harika bir işitme sistemi olduğunu ve ağaçları seçerken kabukların altındaki solucan ve böcek gibi hayvanların sesini de duyduklarını söylemektedir.[6]

Bir ağaçkakan, saatte 40 ile 100 km arasındaki bir hızla ve saniyede 15–20 defa gagasıyla ağaca vurabilir. Özel bir kilit sistemi, gagasının parçalanmasını önler. Bu hususî donanımla 1000 G’lik kuvvete dayanabilir.

California Üniversitesinden Sang-Hee Yoon ve Sungmin Park’ın çalışmaları bu kuşların şoku absorbe etme sisteminin dört ana parçadan meydana geldiğini ortaya koymuştur.[7] Bunlar; sert fakat elastik gaga, dil kemiği adı verilen ve kafatasının arkasına kadar uzanan yaylı yapı, kafatasındaki süngerimsi bölüm ve omurilik sıvısı ile kafatasının etkileşimidir. Ağaçkakanlarda vuruş sırasında şoku emen bu harika mekanizma, otomobil amortisörlerine benzer, fakat çok daha etkilidir, zira çok kısa aralıklarla oluşan şokları absorbe edebilir. Boyun kasları çok sağlam olan bu kuşun kafatası kemikleri yapışıktır. Dili de adeta emniyet kemeri gibi başının etrafında dolanarak burnuna kadar uzanır.

Şok emici bu mükemmel sistem bilim insanlarına ilham olmuş ve uçaklardaki kara kutu koruma sistemi geliştirilmiştir.[8] Üretilen yeni koruma mekanizmasıyla kara kutu, 60 bin G’lik bir darbeye bile dayanıklı hâle gelmiştir.

İngiltere’deki Bath Üniversitesinden bilim insanları da ağaçkakanlardan ilham alarak bir alet geliştirmiştir.[9] Özel olarak tasarlanan elektrikli çekiç, hızla ileri ve geri hareket ederek çakma işlemini fazla bir güç harcamaya gerek kalmadan yapmaktadır. Bu şekilde çivileri kısa bir sürede çakmak mümkündür. Sert zeminleri kolayca kırmamıza yardımcı olan darbeli matkaplar da benzer bir ilhamla geliştirilmiştir.

Canlılar hakkında bilgi sahibi oldukça harika sanatlarla bezenmiş oldukları fark edilecek ve Sâni-i Hakîm daha yakından tanınacaktır.

 

Dipnotlar

[1] en.wikipedia.org/wiki/Bennet_Omalu

[2] en.wikipedia.org/wiki/Mike_Webster

[3] www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2945234

[4] Prof. Dr. Arif Sarsılmaz, “Ben Hasan’ın İskeletiyim,” Sızıntı, Ocak 2001.

[5] organicplantcarellc.com/why-are-woodpeckers-making-holes-in-my-trees

[6] www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3548892

[7] www.newscientist.com/article/dn20088-woodpeckers-head-inspires-shock-absorbers

[8] www.popsci.com/technology/article/2011-02/woodpecker-heads-inspire-new-cushioning-systems-electronics-and-humans/

[9] www.researchgate.net/profile/Julian_Vincent/publication/245387767_A_woodpecker_hammer/

links/0a85e53cd2be397e97000000/A-woodpecker-hammer.pdf