Hilafetin saltanata dönüşmesinden sonra, saltanatın büyüsüne kapılan ve güç zehirlenmesine mârûz kalan birtakım muktedirler ve saray beslemeleri, Ehl-i Beyt’e yıllarca zulmetmişlerdir. Bu zulmün temel sebebi, halkın Ehl-i Beyt’e beslediği sevgiydi. Zira iktidarı elinde tutanlar, Ehl-i Beyt’i saltanatlarını yıkacak bir güç olarak görüyorlardı.

Dinin ve manevî değerlerin sû-i istimal edildiği bu dönemde, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) neslinden gelenler ve yaşlı sahabiler sindirilmiş ve âdeta bir devlet terörüne mârûz bırakılmıştı.

“Emevî Devleti yüksek görevlere getirdiği kişilerden kendi beklentilerine uygun davranmalarını istemiştir. Bu, elbette her devletin kendi görevlilerinden istediği vazgeçilemez bir taleptir… Ancak ilgi çekici olan şey, Emevî Devleti’nin kamuoyunu derinden yaralayacak eylemlerinin bile bu görevliler eliyle uygulanmış olmasıdır. Anlaşılan o ki Emevîler, daha çok kendi zihniyetlerine uygun olarak dünyevî çıkar kavgası veren kişileri idareye getirmişler ve bu kişiler koltuklarında kalmak için akıl almaz cinayetlere bile imzalarını atmışlardır.”[i]

[i] Yrd. Doç. Dr. Seyfullah Kara. “İslam Tarihinde İlk Zihniyet Sapması: Emevîler Döneminde Otoritenin Dünyevîleştirilmesi”, İstem, 2006, yıl: 4, sayı: 8, s. 145–170, dergipark.org.tr/tr/download/article-file/260702

 

Paylaş
Önceki İçerikHakkın Sesleri
Sonraki İçerikSultanım