Nisan 2017’de ilk sayısı yayımlanan Çağlayan, Hizmet’in yarım asrı aşan neşir silsilesinin son halkasıdır. Kültürel mirasın canlı tutulup yeniden üretilerek nesilden nesle devri vazifesinde, Çağlayan da mesuliyetlerini yerine getirmeye gayret etmektedir.

Türkiye’deki dergi yayıncılığı tarihini incelediğimizde, Osmanlı Devleti’nde ilk derginin 1849 yılında Vaka-yı Tıbbiye ismiyle neşredildiğini görürüz.[1] Bu tarihten itibaren farklı sahalarda çok sayıda dergi yayımlanır. Dinî, manevî ve kültürel konularda, Eşref Edib’in 1908 senesinde çıkardığı Sırat-ı Müstakim (1912’den sonra Sebilürreşad), Mesnevihan Ali Fuad Efendi’nin başyazarı olduğu Cerîde-i Sûfiyye (1909), Hacıbeyzâde Ahmed Muhtar’ın sahibi ve başyazarı olduğu Muhibbân (1909), Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi tarafından 1910’da neşredilen Hikmet ve Tâhirü’l-Mevlevî, Ferid Bey ve Karahisarlı Ahmed Efendi tarafından 1920’de çıkarılmaya başlanılan Mahfil, dikkat çeken mecmualardır.[2]

Cumhuriyetten sonra da benzer konularda, Nurettin Topçu’nun (1909–1975) 1939’da neşretmeye başladığı Hareket, Necip Fazıl Kısakürek’in (1904–1983) 1943’te çıkardığı Büyük Doğu, Sezai Karakoç’un (1933–2021) 1960’ta yayımlamaya başladığı Diriliş, önemli mecmualar arasındadır.

Bu arada, Cumhuriyetin ilanından birkaç yıl sonra, Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur Külliyatının temel eserlerini telif etmeye başlar. Eski Said Döneminde neşrettiği eserler de daha sonra külliyata ilave edilir. Üstad Hazretlerinin eserleri, istikbaldeki mecmualar için hayatî bir kaynak olacaktır.