
Sessiz Yürüyüş
– Bazı insanlar gider,ama yürüyüşleri kalırThis content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya

– Bazı insanlar gider,ama yürüyüşleri kalırThis content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya

Gölgesine sığındığım, feyzinden beslendiğim, ilk rehberim.Yaslandığım başı dumanlı dağ, hasbi kul, babam benim!This content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.Tüm

Ruhunun ufkuna göçtün, ey âşık-ı devran! Sükût eyledi minber, her yanda âh u efgan. Sîmurg-i âsuman idin, kanadında himmet; Zinhar yere konmazdın, yüreğinde hep gayret.

En güzel çiçekler sabra ekilir bahar öncesi Ey can! Vuslat çiçeğim, aşkın son meyvesi Geceler boyu yıldız yansımasıdır düşlerim Cemreler düşsün art arda açsın çiçeğim

“Zindan iki hece…”, özlemin içimde kor; Sana hasret kardeşin, gel dışarıyı sor! Aynı çarklar dönüyor, aynı riyakâr safta; Sen orada bîgünah, adalet kaldı lâfta… Ey

Felâhına vesiledir ahlak-ı hasene insanlığın Parladı işte o nur artık sonudur karanlığın Allah Resûlü önde, bir kutlu rehber âleme Elindeki Kur’ân’dır, pusulası bütün varlığın Mübarek

Gök gözler muhafız, yer gök tek mihenk Mağara uykusu vakti girince Yedi elif, yedi nakış, yedi renk İşler kader tığı inceden ince Melek rayihalı kutlu

Kalemde bir telaş ilim yolunda Mürekkeple hemhâl olmuş sevinir Karanlığa yanacak o nur aşkına Kızıl şafağında yanar harflerin Güneş güfte ister derin uykuda Alfabe benim

Alacakaranlıkta yoldayız, kadın erkek; Bilmiyoruz dur durak ölüm gelinceye dek. Çin’e Maçin’e kadar bu yolculuk sürecek. Söyledi şarkımızı temiz dudaklar, diller; Güftesi gözyaşımız, bestesi iniltiler.

Ey kadim dostum! Hep beraberdik ışıltılı günlerde Gönül koyarak niçin bulunursun ağır sitemlerde? Köprüleri yıkma hemen başa gelen sıkıntılarda Ne bulursun ki aslı olmayan düzmece

vahşetin gözünde sürme vizeler okul sırasında kurşundan bir yük tüter seccadede acı dizeler başında bir bela, yaşından büyük akıl firar etmiş vicdan yad elde nefret

Denizlerden esen ince bir serinlik adıyla beraber girdi şehre; valizine değil, yüreğine saklamıştı kıtaların tuzlu hikâyelerini ve insanlığın kardeşlik visâlini… Uzaklardan geldi; ceplerinde okyanus kokusu,