1950’li yıllarda başlayan “minimalizm” akımı, “azı karar, çoğu zarar” veya “az ve öz” şeklinde tercüme edebileceğimiz “Less is more.” sloganını kullanmıştır.

“Minimalist,” yani sade bir hayat yaşamak isteyen bir kişi, gösterişten ve gereksiz eşyalardan uzak kalır ve sadece zarurî ihtiyaçlarına odaklanır. Sadelikten yana olan bir hayat tarzında israfa ve hayata değer katmayan nesnelere yer yoktur.

Cenab-ı Hak, Kur’ân-ı Kerim’de “Dünyalıklarla böbürlenmek, oyaladı sizleri. Tâ boylayıncaya kadar kabirleri!”(Tekâsür, 102/1–2) ve “O mal yığar ve onu sayar durur. Malının kendisini ebedî yaşatacağını sanır.” (Hümeze, 104/1–3) âyetleriyle mal ve mülk sevdası konusunda insanları uyarır.

Her yönüyle bize örnek olan Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), sade bir hayat tarzını tercih etmiştir. Bir gün Hazreti Ömer (radıyallâhu anh), Allah Resûlü’nün huzuruna girdi. Efendimiz, yattığı hasırın üzerindeydi ve yüzünün bir tarafına hasır iz yapmıştı. Odasının bir yanında işlenmiş bir deri, bir diğer köşesinde de içinde birkaç avuç arpa bulunan küçük bir torba vardı. Allah Resûlü’nün odasında bulunan eşyalar bundan ibaretti. Hazreti Ömer (radıyallâhu anh), bu manzara karşısında rikkate geldi ve ağladı. Allah Resûlü niçin ağladığını sorunca, “Yâ Resûlallah, şu anda krallar, kuş tüyü yataklarda yatarken sen hasır üzerinde yatıyorsun ve üzerinde yattığın hasır teninde izler bırakıyor; hâlbuki sen Resûlullahsın. Rahat bir hayata herkesten daha çok lâyıksın!” cevabını verir. Bunun üzerine Allah Resûlü, şu karşılıkta bulunur: “Razı değil misin yâ Ömer, dünya onların olsun, ahiret bizim?”[i]

Ali Ulvi Kurucu, Üstad Bediüzzaman’ı şu şekilde tarif etmektedir: “Üstad bu yüksek iktisatçılık kudretini sırf yemek, içmek, giymek gibi basit şeylerle değil; bilâkis fikir, zihin, istidat, kabiliyet, vakit, zaman, nefis ve nefes gibi manevî ve mücerred kıymetlerin israf ve heder edilmemesiyle ölçen bir dâhidir.[ii]

 

[i] Buhârî, Tefsir (66) 2; Müslim, Talak, 31. M. Fethullah Gülen, Sonsuz Nur, İstanbul: Nil Yayınları, 2008, s. 215.

[ii] Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, İstanbul: Şahdamar Yayınları, 2010, s. 14.