Şükran Lillah

Ya Rab! Bizleri yoktan yarattın. Akıl, kalb, ruh gibi mükemmel azalarla donattın. Sen yaratmadan önce yoktuk. Akıl yoktu, kalb yoktu, beden yoktu, ruh yoktu. Gerçi yokluğun ne olduğunu idrakten de yoksunuz fakat olmamak kadar büyük bir nasipsizlik var mıdır! Biz yokuz, ana yok, baba yok, evlat yok, eş yok, dost yok, hasılı hayat yok! Böyle bir ihtimali düşününce dahi ürpermemek elde değil.

Biz kadrini idrakten aciz, Sen nimette sonsuzsun. Hem de saymaya dahi gücümüzün yetmeyeceği kadar nimet. Sağa, sola, yer altına, yer üstüne.. ne yöne dönsek lütuf, nereye baksak nimet. Sıra sıra, paket paket, vagon vagon yağmur gibi mütemadiyen. Evet, yağmur da ne büyük nimet! Bahşedilen nimetlerin çokluğunun yazılmasından rakamlar aciz. Şükür Sana, hamd Sana, minnet Sana, senâ Sana, bütün övgüler Sana olsun!

Sen’i bilmek, bilmelerin en yücesi, bizlere verdiğin en büyük lütuf. Bu sınırlı akıllarımızla, Sen’i hakkıyla tanımamız, hakkıyla bilmemiz ne mümkün! Şu küçücük bedenimizi dahi bir kâinat kadar muazzam yaratmış olduğunu gördükçe, Sen’in büyüklüğüne, Sen’in kudretine hayran kalmamak elde mi! Sen’i bilelim diye verdiğin hasletlerimiz için sonsuz minnettarlık içinde, yine bizlere bahşettiğin iman nuruyla tefekkür ederek, Sen’i bilme ve Sen’i hakkıyla tanımaya çalışmamızı lütfeden de yine Sen’sin! Nasıl ki bir nefes vermezsen yaşayamayacağımız gibi, ömrümüz boyunca yine Sen’i tanımamıza olan inayetin nispetinde Sen’i idrak ediyoruz. Akıl, düşünce ve hayallerimizin dahi yetmediği zâtına ancak tek söyleyebileceğimiz; “Sen’i hakkıyla bilemedik ve bilemeyiz de!” olacak, çünkü idrakimizin fevkindedir. Varlığını bilmekle sonsuz hamd ediyor ve sonsuz şükürlerimizi sunuyoruz.

Bizleri “ahsen-i takvîm” üzere, ruh ve beden olarak en mükemmel şekilde yarattın. İçinde sadece “Sen” olan bir kalb, Sen’i anınca yaşaran bir çift göz, kelâmını duyunca huzur bulan bir ruh, bizlerin dünya hayatında sahip olacağımız en büyük hazinelerimiz olacaktır. Değerini tam idrak edemeyeceğimiz bunlar gibi daha nice nimetlerin, bizlere “hakkâ’l-yakîn” gösteriyor ki Sen varlığı kat’î olansın; varlığını bize duyurduğun için Sana şükürler olsun!

Dünyanın bütün ağaçları kollarını açmış semaya. Şükredip, “Âmin!” diyorlar yapılan her duaya. Yaz demeden kış demeden devamlı ayakta. İnsanlara davetleri var kökleri gibi sağlam olan bir imana. Bütün bitkileri bizim için yarattın, nebâtat adedince şükürler olsun!

Dünyanın bütün hayvanları kendi dilinden zikrediyor, dalmışlar Esmâü’l-Hüsnâ’ya. Başları önlerine eğik, Zât-ı Kibriyâ’ya. Bilmiyoruz hangi İsm-i Celil’i haykırıyorlar minnetle, kudreti sonsuz Hüdâ’ya. Bütün hayvanları bizim için yarattın, hayvanat adedince şükürler olsun!

Gözle görülemeyen nice zerreler ve uzaklığından dolayı görülmesi imkânsız sayısız seyyareler yarattın. Denizlerin ve çöllerin sayılamayacak kadar kumları, dünyanın yer altı ve yer üstündeki mikro-makro bileşenleri, gökyüzündeki devasa yıldızların-galaksilerin büyüklükleri, onların olağanüstü sayıdaki miktarları, hepsinin de ayrı ayrı hikmetleri, Sen’in azametine ne güzel burhân oluyorlar. Ay, güneş, yıldızlar ayrı ayrı göz kırpıyor, gönüllerde iman çiçekleri açtırıyor ve sonsuz âlemin yoluna köprüler kuruyorlar. Kudretini düşündükçe kalplerimiz daha bir heyecanla atıyor. Bütün bu saydıklarımız ve mahiyetini dahi bilmediğimiz 18 bin âlemdeki yarattıklarının sayısınca Sana şükürler olsun!

Hâiz olduğumuz akıl ve bilgi muvacehesinde bin şükürle ancak şunları söyleyebiliriz; Aldığımız her nefes için: Her nefeste bütün vücudumuz nasibini alıyor, beynimiz, aklımız ancak onunla çalışmaya başlıyor, her nefis bir nefese muhtaç, bütün nefisler bir olan Hû’ya muhtaç. Tattığımız her lezzet için: Nimetlerin değerini anlıyor, ahirette gerçeklerinin de lezzetlerini tatmak için bizlerde büyük bir iştiyak oluşuyor. Gördüğümüz her şey için: Yarattıklarının her biri kendi lisanıyla bize Sen’i anlatıyor. Duyduğumuz her şey için: Kâinattaki hiçbir ses hiçbir soluk bizi rahatsız etmiyor ve bizlere inşirah verip hayatı sevdiriyor. Bize verdiğin hasletler ve yine bize bahşettiğin hayret-engiz sanat ve mucizeler için Sana şükürler olsun!

Yine şükürler olsun ki; Her gün verdiğin yaşama sevinci için: Hayatımız ancak güzel görebilme ve hayatı anlayarak yaşayabilme yeteneğimiz ile güzellik buluyor. İman nasip ettiğin için: Sadece dünya değil ahiret hayatımızın da kurtulması biletini bize veriyorsun. Dininle müşerref kıldığın için: Kul olarak muhatap olunmamız dahi lütuflarının en büyüğü. Son Peygamberine tâbi kıldığın için: Sen’in habîbini önder kabul etmek ne büyük mükâfatlandırma. Hayırlı insanlarla karşılaştırdığın için: İnsan hayatı gerçek dostlarla güzelleşiyor, onlarla anlam kazanıyor. İnsanlara hayırlı olmaya çalıştır bizleri Rabbimiz! Bizi Sana sevdirecek her küçük amelimiz, bizler için dünyalara değer. Bizi kendimize beğendirme, ayağımızı kaydırma, acziyetimizi idrak ettir, bâtıldan sakındır, iyi kul olma yolunda kolaylıklar lütfeyle, anlık bir gafletle ahiretimizi berbat edecek cereyanlara kapılmaktan muhafaza buyur, bizi bize bırakma. Bin esmânla Sana şükürler olsun!

Nice tehlikeyi bizlerden uzak tutup nice çukurlardan koruduğun için, nice kereler hayatımızı bağışlayıp bir iyi niyetimize bin karşılık verdiğin için, şu fâni dünyada ne kadar âciz ne kadar fakir ne kadar da biçare olduğumuzun idraki yanında, bize sevdirmiş olduğun; şefkatle üzerlerine titrediğimiz evlatlarımızı şerirlerin ve şeytanın şerrinden koru, onları maddî-manevî hayırlarla donat ve onları sâlih kullarından eyle! Anne ve babalarımıza sağlık ve afiyet lütfeyle, onların hayır dualarını almayı bizlere nasib ü müyesser eyle! Ailelerimize, güzel ahlâklı eşlerimize, hakiki dostlarımıza iki cihan saadeti nasip eyle, kardeşliklerimizi muhkem kıl!

Hâlleri yüreklerimizi dağlayan, selametleri için dua dua yalvardığımız mazlumlar, mağdurlar, mehcurlar, mevkûflar, mescûnlar, muhtefîler, fârr’lar, muhacirler ve “ensar” olma gayreti içinde koşturup duran kardeşlerimiz için.. hepsi için senden diliyor ve dileniyoruz, inayet eyle Ya Rabbi! Kardeşlerimizi hıfz u sıyânetine al, onları zâlimlerin ve münafıkların şerrinden muhafaza buyur! Sen’in himayene tereddütsüz inanıyor ve ancak bu suretle teselli buluyor ve itminan solukluyoruz.

Ya Rabbi, son nefeste canlarımızı iman üzere kabzeyle, bizleri mümin olarak haşreyle, hesap günü de o hâl üzere muamele buyur! Dualarımızı en hayırlısı ile kabul eyle! Vereceğin her türlü ihsan ve hayra muhtaçlar olarak sonsuz şükür, sonsuz hamd, sonsuz minnet, sonsuz senâlarımızla bütün övgülerimiz sadece Sanadır Ya Rabbi! (Celle Celâluh).

!

Bu yazıyı paylaş