Hicretten sekiz yıl sonra, Mekke fethedilmiş ve putperestliğin merkezi olan mübarek belde temizlenerek yeniden tevhidin merkezi hâline getirilmişti.

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Mekke’nin fethinde Mescid-i Haram’a girdiğinde, burada çok sayıda put bulunmaktaydı. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Hak geldi, bâtıl yıkılıp gitti. Çünkü bâtıl, yok olmaya mahkûmdur.” (İsrâ, 17/81) âyetini okuyarak dedesi Hazreti İbrahim’in (aleyhisselâm) yaptığı gibi, şirk sistemini temsil eden nesneleri yerle bir etmişti.

İslam’ın başlangıç yıllarında Kâbe etrafında 360 kadar put olduğu nakledilir.[i] Mekke’ye ilk putu getirerek putperestliğin temelini atan ise Amr b. Lühay’dır. Amr, Mekke idaresini ele geçirdikten sonra, başta Mekke’dekiler olmak üzere Arapların gönlünü kazanma ve iktidarını pekiştirme adına onlara maddî destekte bulunmuş, iktidarı ele geçirdiğinde 20 bin deveyi Araplar arasında taksim etmiş, hacca gelenlerin tamamına Yemen elbiselerinden üçer adet dağıtmıştı. Amr, Araplar arasında öyle bir konuma yükselmişti ki artık ona bir efendi nazarı ile bakılıyor, her emri itirazsız kabul ediliyor ve sözleri kanun olarak benimseniyordu.[ii]

Amr, Şam civarına yaptığı bir seyahatte puta tapanları görmüş ve onlardan putlarla ilgili bilgi aldıktan sonra izin isteyip Hübel isimli putu Mekke’ye getirmişti. Tertemiz Hanif dinine inanan Mekkelilere bu puta tapmalarını emretmiş, onlar da Amr’ın dağıttığı dünyalıktan mahrum olmamak için bu emre itaat etmişlerdi. Bir yönüyle, bir parça et ve çaputa dinlerini satmışlardı!

Amr, Hübel’den sonra civar kabile ve toplulukların taptıkları birçok putu da Mekke’ye getirdi. Böylelikle insanları Mekke’ye çekip ticaretini canlandırmak istedi. Miladî birinci asırda, Mekke’ye getirilen putlar ve putperestlik zamanla sistemleştirilerek yöneticilerin kurduğu menfaat şebekesinin bekçisi hâline getirilmişlerdi.

[i] TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 34, s. 364–365.

[ii] M. Asım Köksal, İslam Tarihi, 3. cilt, İstanbul: Erkam Yayınları, 2016, s. 67–68.