İnsanlık için en zor hastalıkların başında gelen kanserin erken teşhis edildikten sonra tedavisinin daha kolay olabilmesi, tıp dünyasında önemli sayıda araştırmacıyı, bu hastalığı henüz başlangıç döneminde büyük bir tümör hâline gelip başka organlara metastaz yapmadan tespit etme konusuna yönlendirmiştir. Kanseri erken teşhis etmek için şu anda mevcut olan tekniklerin başında gelen manyetik rezonans görüntülemesi, pozitron emisyon tomografisi, mammogram gibi genellikle pahalı veya biyopsi için vücudun belli yerlerinden içine girilmesini gerektiren sıkıntılı süreçlerdir. Bu durum da maliyetlerden dolayı, büyük ölçekli kullanımları ister istemez sınırlar. Sigorta şirketleri bu maliyetlerden kaçınmak için doktorlara gerekmedikçe bu tür teşhis yollarına girmemelerini tavsiye etmektedir.

Koku, insan derisinin ter ve yağ salgılarının, nefesiyle verdiği havanın, midesinde ve bağırsaklarında oluşan gazların bir karışımı olarak vücut ısısıyla buharlaşan kimyevî maddelerden kaynaklanır. Yaşlıların kokusu daha kötüdür ve gençlerden daha farklıdır, bunun sebebi yaşlandıkça kendi hijyen standartlarını sağlayamamaları, bağırsak metabolizmalarının ve mikrobiotalarının yaşla birlikte değişmesidir. Gençler yaşlılardan, erkekler de kadınlardan farklı bir mikrobiyotaya sahiptir. Erkeklerin bağırsaklarında, mikrobiyomla bağlantılı olarak (indoller, H2S, trimetilamin vb.) daha rahatsız edici maddeler üreten ve daha sonra yalnızca idrar, dışkı ve deri yoluyla salınmayan androjenler (erkek cinsiyet hormonları) önemli ölçüde daha fazladır. İnsanları vücut kokuları bakımından iyi kokudan kötü kokuya doğru sınıflandırsak, bir uçta henüz süt emen bebekler, diğer uçta ise hasta ve yaşlı erkekler yer alır. Vücudun metabolizması da yaşla birlikte değişir.