
Kalemin Adalete Hizmeti
Bir savunma metni, bir edebiyat eseri, bir tarih belgesi…İnsan, soyut olanı kavramak için dile sığınır. Çünkü dil, yalnızca bilgi aktaran bir araç değil, hakikati insan

Bir savunma metni, bir edebiyat eseri, bir tarih belgesi…İnsan, soyut olanı kavramak için dile sığınır. Çünkü dil, yalnızca bilgi aktaran bir araç değil, hakikati insan

Bir zamanlar mektup yazma alışkanlığım vardı. Aslında bu alışkanlık 90’lı yıllara kadar; birbirinden uzak aile fertleri, aşıklar, askerler, gurbete çıkanlar hatta mahkumlar arasında bir hayli

“Vernalizasyon”, Latince “ver” (bahar) kökünden türeyen vernalis yani “bahara ait, ilkbaharlık” kelimesinden gelir ve yalnızca bir mevsimi değil, bir hâli anlatır: Yenilenmeyi, uyanışı, dirilişi… Bahar,

Hikmet, bilginin işlenerek insanın kalp ve ruh dünyasına faydalı hâle getirilmesi olarak tanımlanabilir. Bu sayede insan dünya hayatında huzurlu yaşarken yeniden dirilmede ahiret saadetine ulaşmayı

İmkânın varken gönüllerde bir niyet cömertliği yaşa ki ardından helalliği bir kelebek kanadında koskoca dağlar söylesin bir söze yaslanır gibi konuş ufuklarla kıskansın indir yalnızlık

Rençberlik çetin bir uğraştır. Ekin ekilecek yerin gübresi, sürümü, tırmığı, biçimi, sulanması derken işin ardı arkası kesilmez. Bir de üstüne binbir çeşit marazla mücadele edilmesi

Matematik derslerinde öğrendiğimiz en temel kurallardan birisi: 1, 10’dan küçüktür; 10 da 100’den. Bu, kâğıt üzerinde asla değişmeyen, evrensel bir gerçektir. Ancak hayat, bu basit

Bir yolculuktur rahle… Alır, götürür bizi başka başka âlemlere. Bazı eşyalar vardır; sessizdir ama konuşur, zaman üzerinden geçse de sesleri silinir, mânâları kalır. Rahle de

Saf, berrak, dupduru ve tertemiz olmaktır, onun tanımı. Sıdkla beraber madalyonun iki yüzü gibidirler. Sadakat, doğruluk ve dürüstlük de denilir aynı zamanda ona. Hele içtenlik,

O bir senfoni ise dinlemek haz verebilir. Bir türkü ise hissedilen ağırlığı hafifletebilir. Ama öyle olmuyor. Anlık savrulmalar yaşıyor insan. Bir gönül değmeyince sözlerine, bir

14 asır önce, ilk olarak O (sallallâhu aleyhi ve sellem) çıktı yola; yetim, öksüz ve bir avuç kendine inanan insanla, Ondan yedi asır sonra,

Bir estağfirullah ile başlar yolculuk; Ellerin titrediği yerde gönlün yeminidir estağfirullah. Hak boyası ile boyanmak, gözlerdeki perdeleri aralamaktır. Barışın göklerinde gönlünce uçmaktır estağfirullah. Hatalara bulaşmaktan