
Mutasyonlar Hayatın Dinamizmi
Bir kitabın durmadan kopyalandığını hayal edin. Sayfalarında bir canlıyı inşa edecek bütün talimatlar yazılı. Hücre her bölündüğünde harfler, kelimeler ve cümleler büyük bir titizlikle yeni

Bir kitabın durmadan kopyalandığını hayal edin. Sayfalarında bir canlıyı inşa edecek bütün talimatlar yazılı. Hücre her bölündüğünde harfler, kelimeler ve cümleler büyük bir titizlikle yeni

Bediüzzaman’dan İlhamla Kapsayıcı Bir Bakış Hocaefendi, geçen asra damgasını vuran Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin eserlerinde görülen derinlemesine değerlendirme hassasiyetini benimser. Mesela, bazı âlimlerin küfürle itham

“İnsan, hayatının hangi döneminde en hızlı büyür?” sorusunu size sorsam hangi cevapları alırım? Aslında hemen, “Soruyu yanlış sordunuz; büyümeden kastınız fizikî mi, hissî mi, ruhî

Kur’ân’da hicret kavramı daha ziyade peygamber kıssaları üzerinden zulme uğrayanların zulümden kaçıp başka beldelerde dinlerini yaşamaları için gitmesi kapsamında birçok âyet ve sûrede anlatılır. Temel

Kehf sûresinde Ashâb-ı Kehf, Bahçe Sahipleri, Hazreti Hızır (aleyhisselâm) ile Hazreti Musa (aleyhisselâm) ve Hazreti Zülkarneyn (aleyhisselâm) kıssaları olmak üzere dört kıssa ve Hazreti Âdem’den

Şifa, Arapça bir kelime olup “bir hastalığı tedavi etme ve iyileştirme” demektir. Bu kelime mecazî olarak, “cehalet hastalığını giderme, sahil-i selamete ulaşma ve rahatlama” anlamlarını

Kur’ân’da birçok kavram, kıssalar aracılığı ile anlayışlarımıza yaklaştırılır. Bu kıssaların çoğunluğu peygamberlere dairdir. Temekkün kavramı, Hazreti Yusuf ve Hazreti Zülkarneyn kıssaları içinde geçen bir kavram

Nihal ile Sema, sahilde küçük bir yürüyüşe çıkmışlardı. Derin birer nefes aldılar. Uzaklara doğru bakarlarken akciğerlerinde neler olduğundan habersizlerdi. Milyonlarca oksijen ve azot atomunu, akciğerlerine

Arapça kökenli bir kelime olan hicret, “terk etmek, ayrılmak, ilgisini kesmek, bir yerden başka bir yere göç etmek” anlamlarına gelir. Tasavvufta ise “kişinin herhangi bir

“Derken şehrin öte başından bir adam koşarak geldi ve dedi ki: ‘Ne yapıyorsun Musa? Yetkililer idam istemi ile senin hakkında karar vermek üzere toplantı hâlindeler.

Diyalog, iki ya da daha fazla kişinin karşılıklı konuşmasına denir. Kelimenin etimolojik kökeni Antik Yunan dili (Grekçe) olup “dia” ve “logos” sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Dia

Trakya’da soğuk bir kış günü idi. Yeni bir aile, annesinin kucağında daha bir yaşına varmamış minik kızı, kendi sırtında çantası, suların çağladığı bir nehri geçip